Ya Resulallah :( Kalbim artık sensizliğe dayanamıyor..

Ya Resul
Kalbim artık sensizliğe dayanamıyor..Ruhum üveyk olup bir an evvel sana uçmak istiyor..Dünyaya baka baka yorgun düşmüş gözlerim nur cemalini görmek istiyor...Gözyaşlarım senin için akıyor..Kalbimin ritmi senin için bozuluyor..Sensizlik kement olup boynuma dolandı..Sensizlik zehir olup içime oturdu..Sensizlik hançer olup yüreğime saplandı...Ya Resul
Huzuruna gelmeye ehil bir yanım var mı ? O nur cemalini görmeyi hakeden bir yanım kaldı mı ? Ya Resul
Sensizlik acısıyla iki büklüm oldum...Derdimi kalbime sordum;dermanını vermek istemedi...Aşka dolanmış kalbim hep seninle olmak istedi...Ya Resul
.... Gökyüzümün yıldızı sensin..Dünya mevsimin baharı sensin..Ahiret ufkumun güneşi sensin...Sen benim gönül gülümsün..Güllere renk veren gül yüzlümsün..Aya ahenk veren ayyüzlümsün..Güneşlere taç giydiren güneş yüzlümsün...Aşkınla ısıt bizleri..Adınla yürüt bizleri..Gönlünle coştur bizleri...Ya Resul
! Aşkından ellerime kelepçeler vurdular..Gönlüme Muhammedi damga vurdular...Mecnunun oldum;Leyla'sını kaybeden..Mecnunun oldum Leyla'sını görmeyen...Mecnunun oldum aklının zimamını sadece;ama sadece sana veren...Ya Resul
Karanlık dünyamın güneşi sensin..Doyma bilmeyen nefsimin ıslahı sensin..Gönül dünyamın aşk ateşi sensin...Aşkınla çoştur gönüllerimizi..Heybendeki kutlu azığınla doyur ruhlarımızı...O mübarek ellerinle cennet ufuklarına yönlendir bizleri...Dere-tepe aşalım..Yedi düvelin kalbine Allahımızın o mübarek isimlerini yazalım...Ya Resul
! Ne dizde derman kaldı ne de gözde fer...Zülüf gibi saçlarımızın yerini bembeyaz saçlar aldı...Ak kağıt üstündeki bembeyaz hayallerimizin yerini kapkara yazılar aldı..Katran rengi nefretleriyle bizleri bir kaşık suda boğmak istediler....Adını taşıyor diye masum yürekleri katletmek istediler...Ama başaramadılar..Ama başaramayacaklar...Ya Resul
! Ötelere uzanan hayallerimizin önünü şeytani gölgeler kesti...Ruhlarımıza giydirilmek istenen dünyalık urbanın kumaşı atlastan ipekti...Oysa haramdı bizlere(erkeklere) ipek;oysa yakışmazdı bizlere sensiz ipekten elbiseler giymek.... Not : Efendimize (sall
ü aleyhi vessellem ) hitaben yazdığım yazılardan yola çıkılarak peygamber aşığı olarak lanse edilmek istemiyorum..Bu haketmediğim bir taltif ve sıfattır..Böyle bir taltife kesinlikle layık olmadığımı -halihazırdaki melekleri şahid tutarak- ifade etmek istiyorum...Hakiki peygamber aşıklarının yazdığı yazılardaki,değil her bir kelime ya da her bir cümle her bir harf dahi ağladıkça ağlardı..Oysa bu benim yazılarımda ne yazık ki yok kardeşlerim.....Onun için peygamber aşkının şarabına kanmış birisi olarak tanınmak istemiyorum...Bu konuda hakkımda hüsnüzann yapmanız bile nazarımda kabule şayan olmayacaktır...Zira haketmediğim ve layık olmadığım bir makamın sakini olarak görülmemin mukabili ötede çok çetin bir hesaptır kardeşlerim...Bu konuda beni de düşünmenizi rica ve istirham ediyorum... ahmet emin yılmaz

